Sevgili Yol Arkadaşım,
Serimizin 5. eğitiminde arayüzün efendisi oldun; Playwright, Selenium ve Appium ile kod yazarak tarayıcıları ve mobil cihazları milisaniyelik reflekslerle dans ettirdin. Ekran görüntüleri aldın, ağ paketlerini havada yakaladın ve Page Object Model ile sağlam bir kale kurdun.
Şimdi seni o çok kritik, sektörü ikiye bölen gerçekle yüzleştireceğim: “Benim bilgisayarımda tıkır tıkır çalışıyor!”
Bir test otomasyon mühendisinin kariyerindeki en büyük yanılgı, yazdığı testlerin yalnızca kendi masasında, kendi ekran kartında ve kendi internet hızında çalıştığı anı “zafer” sanmasıdır. Oysa yazılım endüstrisinde senin yerel makinen önemsiz bir ayrıntıdır. Kod canlıya senin bilgisayarından çıkmaz. Canlıya giden yol; yüzlerce sunucunun aynı anda nefes alıp verdiği, her saniye yeni bir kod parçasının derlendiği ve insan elinin değmediği otonom üretim hatlarından geçer.
Bu kitabın ana ekseni, testlerini kendi laptop’ının esaretinden kurtarıp DevOps ekosistemine entegre etmektir.
Yazılım paketlerini izole sanal odalara kapatan Docker teknolojisini, her Git commit’i atıldığında uykusundan uyanıp testlerini gece yarısı paralel olarak koşturan GitHub Actions boru hatlarını (Pipeline), başsız (Headless) tarayıcıların donanımsız sunucularda nasıl hayalet gibi gezindiğini ve binlerce testin sonucunu tek bir canlı kontrol paneline döken raporlama sistemlerini ilmek ilmek inşa edeceğiz.
Yerel makinenin konfor alanını terk etmeye ve kodlarını bulutun otonom rüzgârına bırakmaya hazırsan; terminalini aç, ilk konteynerimizi ayağa kaldırıyoruz.
Boru hatları kuruluyor. Başlıyoruz!